İnsan ve Kültür Vakfı Genel Başkanımız Prof. Dr. Cahide Sınmaz Sönmez, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında Kalenin Sesi gazetesine iki bölümden oluşan kapsamlı bir söyleşi verdi.
Muhabir Süha Parmaksız’ın gerçekleştirdiği söyleşide Prof. Dr. Cahide Sınmaz Sönmez; Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e uzanan kadın hakları mücadelesini, kazanımların uluslararası boyutunu ve günümüzde hâlâ aşılması gereken toplumsal engelleri değerlendirdi.
“Kadın Hakları Mücadelesi Cumhuriyet’le Birlikte Güçlü Bir Meşale Yaktı”
Röportajın ilk bölümünde kadın hakları arayışının kökenlerinin Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerine dayandığını hatırlatan Prof. Dr. Sönmez, Fatma Aliye Hanım ve Nezihe Muhittin gibi öncü isimlerin yürüttüğü mücadelenin Cumhuriyet ile birlikte kurumsal ve hukuki bir zemine oturduğunu belirtti. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve 1926 Türk Medeni Kanunu ile kadınların eğitim ve aile hukuku alanında elde ettiği kazanımlara değinen Sönmez, 1930’lardan itibaren tanınan seçme ve seçilme haklarının Türk kadınına devlet yönetiminde söz sahibi olma kapısını açtığını vurguladı.
“Kadın Hakları Sorunu Aslında Bir İnsan Hakları Sorunudur”
Söyleşinin ikinci bölümünde Cumhuriyet’in getirdiği reformların dünyadaki yankılarına dikkat çeken Sönmez, Türkiye’nin Fransa, İtalya ve İsviçre gibi birçok Avrupa ülkesinden çok daha önce kadınlara siyasi haklar tanıdığına işaret etti. 1935 yılında İstanbul’da düzenlenen 12. Uluslararası Kadın Kongresi ve TBMM’ye giren 18 kadın milletvekilinin yarattığı uluslararası etkiyi aktaran Vakıf Başkanımız, güncel verilere de değinerek eşitlik arayışının sürdüğünü kaydetti.
Meclis’teki kadın temsil oranının ve istihdamdaki kadın payının henüz istenen seviyede olmadığını belirten Prof. Dr. Sönmez, şu ifadeleri kullandı:
“Kadın hakları sorunu aslında bir insan hakları sorunudur. Bu nedenle sadece kadınların talebi ve çabası ile çözümlenmesi mümkün değildir. Erkek yöneticilerin de en az kadınlar kadar ve hatta onlardan daha fazla bu yolda emek harcamaları, toplumun çok yönlü kalkınmasını sağlayacaktır. Cumhuriyet, Türk kadınına yalnızca seçme ve seçilme hakkı değil; bilimden siyasete, sanattan çalışma hayatına kadar her alanda var olabilmesinin zeminini kazandırdı. Bu kazanımları korumak ve geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Söyleşilerin tam metnine aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
- 1. Bölüm: Cumhuriyet Kadınlara Yeni Bir Hayatın Kapısını Açtı
- 2. Bölüm: Kadın Hakları Sorunu Aslında Bir İnsan Hakları Sorunudur
